YANINDA DURMAK , YERİNE YAŞAMAK DEĞİL
İlişkilerde çoğu zaman sorun, duyguların hissedilmemesi değil kimin neyi taşıdığının karışmasıdır. Yakınlık arttıkça duygusal sınırlar bulanıklaşabilir ve empati, fark edilmeden duygusal yükü üstlenmeye dönüşebilir. Bu yazı, duygusal bulaşma kavramı üzerinden bu ince çizgiyi ele alıyor. Gerçek desteğin, duyguyu sahiplenmek değil yanında kalabilmek olduğunu hatırlatıyor.
"Birisi sizi yargılamadan, sorumluluğunuzu üstlenmeden ve sizi değiştirmeye çalışmadan gerçekten dinlediğinde, bu insana kendini çok iyi hissettirir."
— Carl Rogers
Yakın ilişkilerde çoğu zaman sevdiğimiz insanın yükünü hafifletmeye çalışırız. Onun üzüntüsünü azaltmak, kaygısını dindirmek, öfkesini yatıştırmak isteriz. Niyetimiz sevgidir; fakat bazen sevgiyle başlayan bu çaba, fark edilmeden duygusal bir yük paylaşımına dönüşebilir.
Psikoloji literatüründe buna duygusal bulaşma denir. Yakın olduğumuz insanların duyguları bize dokunur; hatta zaman zaman bize geçer. Ancak bir başkasının duygusunu hissetmek ile onu kendi duygumuz hâline getirmek arasında önemli bir fark vardır. Empati, karşımızdakinin yaşantısına yaklaşabilmektir; onun yerine yaşamaya başlamak değildir.
İlişkilerde en sık karşılaşılan yanılgılardan biri, gerçek desteğin aynı acıyı taşımak olduğuna inanmaktır. Oysa bir insanın yanında olmak için onun yükünü omuzlamak gerekmez. Bazen en değerli destek, onun duygusunu değiştirmeye çalışmadan, çözmeye acele etmeden ve o duygunun ona ait kalmasına izin vererek eşlik edebilmektir.
İşte psikoterapinin iyileştirici gücü de burada saklıdır. Terapist, danışanın acısını üzerine alan kişi değildir. Onun görevi, danışanın duygularını taşımak değil; o duyguların güvenle ifade edilebileceği, anlaşılabileceği ve anlamlandırılabileceği bir ilişki kurmaktır. Çünkü iyileşme, bir başkasının bizim yerimize acıyı yaşamasıyla değil, acımızı tek başımıza taşımak zorunda olmadığımızı deneyimleyebilmemizle başlar.
Belki de bu yüzden, yaşamımızdaki en güvenli ilişkiler bizi kurtarmaya çalışanlar değil; bizi anlamaya çalışanlardır. Çünkü gerçek yakınlık, sınırların kaybolduğu yerde değil, iki insanın birbirinin duygusuna saygıyla yaklaşabildiği yerde filizlenir.
Klinik Psikolog
Asuman OZTURK AYDIN
@lovedu.danismanlik
Tepkiniz Nedir?

