ÇOCUKLAR BİZE BAKIP , BİZİM GEÇMİŞİMİZİ ÖĞRENİR
İnsanın duygusal dünyası bir zamanlar sadece kendi yaşadıklarıyla şekillenir sanılırdı. Oysa bugün biliyoruz ki, bazen bir çocuğun yüreğini ağırlaştıran yükler, kendi hayatında hiç yaşamadığı, hatta anlam veremediği acıların mirasıdır.
Çocuklar bazen, yaşamadıkları acıların izini taşır. Bir bakarsınız, hiç kimse ona yüksek sesle bağırmamışken bir çocuk sese aşırı irkilir. Veya her şey yolundayken bile "ya bir şey olursa?" diye kaygılanır. Oysa o kaygının kökü, belki dedesinin, belki annesinin zamanında yaşadığı büyük korkulardadır.
Ya da çocuklukta aile büyüklerinden dinlediği geçmiş yaşamlar , elemler hafızasında yeretmekte ve bu tüm bu olumsuz deneyimleri aile mirası olarak sahiplenmektedir.
Mesela:
-
Çocukken ekonomik sıkıntılar içinde büyüyen bir baba, bugün oğluna sürekli "Dikkat et, paranı çarçur etme" diye uyarılar yaparken, aslında kendi eski korkularını aktarıyor olabilir.
-
Küçük yaşta güvende hissetmemiş bir anne, bugün kızına "sokağa çıkma, kimseye güvenme" derken, kendi geçmiş endişelerini farkında olmadan taşıyordur.
- ''Mesleğini iyi seçmezsen ezilirsin , kariyerin olmaz'' gibi kendi ya da ebeveynlerimizin hayatlarında yanlış gördüğümüz planlamalardan korumak için verilen savaş .
Günlük hayatta bunu şöyle hissedebiliriz:
-
Çocuğunuz kendi odasında oyun oynarken seslenmediği için hemen "Acaba kötü bir şey mi oldu?" diye kötü senaryolar kuruyorsanız,
-
Ya da çocuğunuz çok mutluyken bile içten içe "Bakalım bu mutluluk ne zaman bozulacak?" diye düşünüyorsanız,geçmişin bazı izleri bugüne taşınmış olabilir.
Ne Yapabiliriz?
Öncelikle kendimize kızmadan, suçlamadan durup düşünelim:
-
Ben bu korkuyu ilk ne zaman hissetmiştim?
-
Bu düşünceler bana mı ait, yoksa bana öğretilmiş mi?
Çocuğumuza her gün küçük küçük şu mesajları verebiliriz:
-
"Burada güvendesin."
-
"Duygularını anlatabilirsin."
-
"Hata yapmak normal."
-
"Bütün hislerin kabul edilir."
Unutmayalım: Çocuklarımız, bizim iyileşmek için attığımız her küçük adımı görür ve hissederler. Onlara mükemmel ebeveynler olmamız gerekmez; kendi yaralarımızı görmeye ve onarmaya çalıştığımızı bilmeleri yeterlidir.
Bazen geçmişimizle yüzleşmek kolay olmaz.
Eğer duygularınızın taşıdığı yük ağır geliyorsa ya da geçmişten gelen kaygılar bugününüzü etkiliyorsa, bir uzmandan destek almak çok değerli bir adım olabilir. Terapi, sadece problemleri çözmek için değil, kendimizi daha iyi anlamak ve çocuklarımıza daha hafif bir miras bırakabilmek için de harika bir yoldur.
Kendimize iyi baktığımız her gün, geleceğe de umut ekiyoruz.
Unutmayın:
Küçük adımlar, büyük zincirleri kırar.
Gerekirse bir uzman desteği almak, geçmiş yüklerden özgürleşmenin en kıymetli yoludur.
Klinik Psikolog
Asuman ÖZTÜRK AYDIN
Tepkiniz Nedir?

