SEÇİMLERİMİZİ SAVUNMA SANATI : BİLİŞSEL ÇELİŞKİ KURAMI

Yanlış bir karar verdiğimizi düşündüğümüzde veya seçimlerimizle çelişen yeni bilgilerle karşılaştığımızda ne yaparız? Bilişsel çelişki, hayatın her alanında karşımıza çıkar. Özellikle evlilik gibi kişisel ilişkilerde ve siyasi seçimler gibi toplumsal kararlarda kendini çok güçlü bir şekilde gösterir.

Mart 28, 2025 - 22:18
Mart 29, 2025 - 03:08
 0  66
SEÇİMLERİMİZİ SAVUNMA SANATI : BİLİŞSEL ÇELİŞKİ KURAMI

Hepimiz hayatımız boyunca sayısız karar veririz. Küçük ya da büyük, bilinçli ya da farkında olmadan yaptığımız bu seçimler, bizi biz yapan şeylerin başında gelir. Ancak, işler her zaman beklediğimiz gibi gitmez. Yanlış bir karar verdiğimizi düşündüğümüzde veya seçimlerimizle çelişen yeni bilgilerle karşılaştığımızda ne yaparız? İşte tam da burada, psikolojinin önemli kavramlarından biri olan bilişsel çelişki (cognitive dissonance) teorisi devreye girer.

Bu teori, Amerikalı sosyal psikolog Leon Festinger tarafından ortaya atılmıştır ve temel olarak şunu söyler: İnsanlar, inançları, düşünceleri ve davranışları arasında tutarsızlık olduğunda rahatsızlık hissederler ve bu rahatsızlığı gidermek için çeşitli yollar ararlar.

Bilişsel çelişki, hayatın her alanında karşımıza çıkar. Özellikle evlilik gibi kişisel ilişkilerde ve siyasi seçimler gibi toplumsal kararlarda kendini çok güçlü bir şekilde gösterir.

Evlilik: Doğru Kişiyi mi Seçtim?

İnsanların hayatında belki de en önemli kararlardan biri eş seçimidir. Birini severiz, onunla bir hayat kurmaya karar veririz. Ancak, zamanla partnerimizin bazı olumsuz yönlerini fark etmeye başlarız. İşte tam da burada bilişsel çelişki devreye girer.Hatta bazen evlilik öncesinde uygun olmayan bir ilişki olduğunu farkettiği halde çiftler seçimlerinden vazgeçmek yerine savunmayı ve devam ettirmeyi tercih ederler. 

Bir yandan “Ben doğru kişiyi seçtim” inancı vardır, diğer yandan ise partnerimizin hataları ve eksiklikleri... Peki bu çelişkiyi nasıl çözeriz?

  • Partnerimizin olumsuz yönlerini küçümseyerek: “Evet, biraz kıskanç ama beni sevdiği için hassas davranıyor.”
  • İlişkimizin iyi yanlarına odaklanarak: “Tartışmalarımız oluyor ama bana her zaman destek oluyor.”
  • Kendi seçimimizi haklı çıkarmak için yeni düşünceler üreterek: “Evlilik zaten fedakarlık gerektirir.”

Bu süreç, özellikle ailesinin ya da çevresinin baskısıyla evlenenlerde daha da belirgin olabilir. “Ailem en iyisini bilir” gibi düşünceler, çelişkiyi azaltmanın bir yolu olabilir. Sonuçta, insanlar verdikleri büyük kararların yanlış olduğunu kabul etmektense, onları haklı çıkarmanın yollarını aramaya daha yatkındır.

Seçmen Davranışları: Oy Verdim, Peki Şimdi?

Bilişsel çelişkinin en çok görüldüğü alanlardan biri de siyasettir. Bir kişi bir siyasi partiye veya adaya oy verdiğinde, zaman içinde onun bazı yanlış kararlar aldığını görebilir. İşte bu noktada, kişinin verdiği oy ile adayın hataları arasında bir çelişki oluşur. Peki insanlar bu çelişkiyi nasıl çözer?

  • Adayın hatalarını küçümseyerek: “Evet, bazı yanlışlar yaptı ama diğer adaylardan daha iyi.”
  • Olumsuz haberleri görmezden gelerek: “Bu haberler kasıtlı olarak çarpıtılıyor.”
  • Kararlarını rasyonalize ederek: “Alternatif olarak kimi seçebilirdim ki?”

Bu süreç, özellikle güçlü partizan bağlılıkları olan kişilerde belirginleşir. Kimi zaman, seçmenler adaylarının hatalarını görmezden gelerek onu daha da savunmaya meyilli olur. Bu durum, seçimlerden sonra bile insanların kendi tercihlerine sıkı sıkıya bağlı kalmasını sağlar.

Kararlarımızı Nasıl Gözden Geçirebiliriz?

Bilişsel çelişki, aslında doğal bir psikolojik süreçtir. İnsan beyni, kendini rahatlatmak için çelişkileri çözmeye çalışır. Ancak, bu sürecin farkında olmak, daha sağlıklı kararlar almamıza yardımcı olabilir.

  • Eleştirel düşünmeyi bırakmamak: Seçimlerimizi sorgulamak, zayıflık değil, güçlü bir içgörü işaretidir.
  • Savunmacı olmak yerine öğrenmeye açık olmak: Yanlış karar vermiş olabileceğimizi kabul etmek, gelişim için gereklidir.
  • Daha geniş bir perspektiften bakmak: Kendimizi yalnızca kendi görüşlerimizle sınırlamak yerine farklı açılardan değerlendirmeye çalışmak, bilişsel çelişkinin bizi yanıltmasını engelleyebilir.

Hepimiz kararlarımızı haklı çıkarmak isteriz. Ancak, gerçek olgunluk bazen yanlışlarımızı kabul edebilmekten ve yeni bakış açılarına açık olmaktan geçer. Önemli olan, çelişkilerimizle yüzleşmeyi öğrenmek ve kendimizi geliştirmek için onları bir fırsat olarak görmektir.

 Klinik Psikolog 

Asuman ÖZTÜRK AYDIN

https://lovedu.co.uk

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Asuman ozturk aydin “Her insan, kendi içinde çözülmeyi bekleyen bir hikâyedir.” Bu yaklaşımla, klinik psikolog olarak 2006 yılından bu yana psikoterapi alanında aktif olarak çalışıyorum. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Yetişkin bireylerle yürüttüğüm bireysel terapi süreçlerinde; duygusal dayanıklılık, benlik gelişimi ve yaşam doyumu gibi alanlara odaklanıyorum. Özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle edindiğim deneyim ise çok yönlü bir terapötik bakış açısı geliştirmeme katkı sağladı. Psikolojik sağlamlık, içgörü ve dönüşüm süreçlerini bilimsel temellere dayalı, etik ilkelere bağlı ve bütüncül bir yaklaşımla desteklemeye devam ediyorum.