Reform UK Belediye Seçimlerini RUSYA Sayesinde Kazandı.

Reform UK’in yükselişi, yanlış yaptırımlar, Brexit, hayat pahalılığı ve göçmen karşıtlığının İngiltere ekonomisini nasıl zayıflattığını anlatan analiz.

Mayıs 9, 2026 - 18:35
 0  27
Reform UK Belediye Seçimlerini RUSYA Sayesinde Kazandı.

Reform UK Belediye Seçimlerini RUSYA Sayesinde Kazandı.

İngiltere’de fiilen iki partili bir sistem var. İkisi de piyasanın kurallarına itaat eden, sermayenin onay verdiği kukla partiler. Diğer partiler ise, ancak bu ikisi birden çökerse devreye sokulmak üzere kenarda tutulan yedek oyuncular gibi. Fakat artık yeni bir alternatif var: Reform UK 


Rusya’ya uygulanan ambargo ve Reform UK bağlantısı!!!

REFORM UK

Batı, Rusya’ya finans, enerji ve teknoloji yaptırımları uygularken, Moskova 2014’te karşı hamle yaptı ve AB, ABD, Kanada, Avustralya ve Norveç’ten kırmızı et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri ile meyve‑sebze ithalatını yasakladı. Başta 1 yıllık denilen bu gıda ambargosu defalarca uzatıldı. Kremlin, bu sayede tarımda “ithal ikame” modeline geçti.

Sonuçta 2014–2023 arasında Rusya’nın tarımsal üretimi yaklaşık üçte bir, gıda sanayi üretimi ise neredeyse yarı yarıya arttı; Rusya 2020’lerden itibaren dünyanın bir numaralı buğday ihracatçısı hâline geldi ve tarım ihracatı birkaç katına çıktı. Aynı dönemde Rus petrolünün büyük kısmı Avrupa yerine Çin ve Hindistan’a yönlendirildi; Rusya daha ucuza satarak hacmi korudu, bütçesini de tam çökmekten kurtardı.

Kısacası, Batı Rusya’yı köşeye sıkıştırmak isterken özellikle tarım ve enerji alanlarında kendi ayağına da sıkmış oldu.


İngiltere’de hayat pahalılığı: Enerji, gıda, kira

İngiltere’de 2010’ların ortasında tipik bir hanenin yıllık gaz‑elektrik faturası 1.000–1.200 sterlin civarındaydı. 2022 enerji krizinde bu rakam 3.000 sterlini aştı; yani enerji maliyeti üç katına çıktı. Brexit sonrası zayıflayan sterlin, pandemi ve Ukrayna savaşıyla birleşince gıda fiyatları da patladı ve Mart 2023’te gıda enflasyonu yüzde 19’u gördü. Aynı dönemde kiralar da 20 yılda rahatça iki katı aşan bir seviyeye tırmandı.

Bu tablo, yanlış dış politika ve ekonomik tercihlerle birleşince Reform UK gibi partiler için verimli bir öfke zemini yarattı. Sorunun kaynağı ne AB, ne Rusya ne de Çin; asıl sorun, Londra’nın tek taraflı biçimde Washington çizgisine kilitlenip kendi çıkarına aykırı yaptırımları ve ticaret kısıtlarını sorgulamadan uygulaması. Kapitalizmin basit “bakkal kuralı” bozuldu: En ucuz, en kaliteli mal nerede varsa oradan almak, müşteriyi milliyetine göre değil cüzdanına göre görmek gerekiyordu. İngiltere bu ilkeyi terk etti; ABD eksenine, küresel bankaların ve Elon Musk gibi milyarderlerin çıkarlarına hizalandıkça ekonomide geriye gitti ve öfkenin aşırı sağa kanalize olduğu bir ortam ortaya çıktı.


Göçü sıfırlamak: Kendi ayağına kurşun

REFORM UK

“Göçü sıfıra indirelim” söylemi kulağa basit geliyor ama rakamlar başka hikâye anlatıyor. Bağımsız ekonomik modeller, net göçün sıfıra çekilmesi durumunda 2040’a kadar İngiltere ekonomisinin yaklaşık yüzde 3,5–4 küçüleceğini, bütçe açığının onlarca milyar sterlin artacağını gösteriyor. Genç işgücü gelmezse:

  • 10 yıl içinde bakım, inşaat, sağlık, tarım ve lojistikte kronik eleman açığı;
  • 20 yıl içinde yaşlanan nüfus, artan sosyal harcamalar, daralan vergi tabanı ve kalıcı durgunluk riski kaçınılmaz.

Yani göçü kısmak, ülkeyi zenginleştirmiyor; tam tersine ekonomiyi yavaşlatıp borcu büyütüyor.


Yabancılar kim? Sadece “botla gelenler” değil

Reform UK söyleminde “yabancı”, çoğu zaman Manş Denizi’ni lastik botla geçen sığınmacıyla özdeşleştiriliyor. Oysa tablo çok daha geniş:

  • NHS’te hastane ve toplum sağlığı çalışanlarının yaklaşık yüzde 14’ü, doktorların ise neredeyse üçte biri yabancı uyruklu. Yeni hemşirelerin büyük bölümü yurt dışında eğitim almış durumda ve bu sayede İngiltere, tıp eğitimi maliyetinde milyarlarca sterlin tasarruf ediyor.
  • Skilled Worker vizesiyle gelen nitelikli göçmenlerin önümüzdeki on yılda ekonomiye on milyarlarca sterlin net katkı yapacağı öngörülüyor.
  • 2000’lerden beri Avrupa Ekonomik Alanı dışından gelen göçmenler, aldıklarından daha fazla vergi ve prim ödüyor; sisteme net katkı sağlıyorlar.

Yani “yabancılar giderse işler açılır” söylemi, verilerle uyuşmuyor.


Yabancı yatırım: NHS’ten futbola görünmeyen omurga

Göç sadece emek değil, sermaye de getiriyor.

  • Japon şirketleri (Nissan, Honda, Hitachi, Sony vb.) İngiltere’de 160 binden fazla kişiye iş sağlıyor; özellikle Kuzey ve Orta İngiltere’deki fabrikalar bölgesel ekonominin bel kemiği.
  • Körfez ülkeleri ve diğer yabancı yatırımcıların İngiltere’deki toplam yatırımı yüz milyarlarca sterlin; bu para altyapıdan teknolojiye, finans merkezinden sanayiye kadar her alana yayılmış durumda.
  • Premier Lig tek başına yılda yaklaşık 7 milyar sterlinlik katma değer üretiyor, 90 bin kişiye iş sağlıyor ve 4 milyar sterlinden fazla vergi ödüyor. Kulüp satın almaları, sponsorluklar ve yayın gelirlerinin önemli bölümü Körfez, Amerika ve Asya sermayesi sayesinde mümkün.

Kısacası, NHS’ten fabrikalara, futboldan finans merkezine kadar her yerde “yabancı” emeği ve sermayesi var; bu unsurlar çekildiğinde boşluk bırakmadan sistemi ayakta tutmak şimdilik hayal.


Brexit ve Reform UK: Öfkenin adresi

REFORM UK

Brexit kampanyası “Komşunuz Romen ya da Bulgar olsun ister misiniz?” gibi sloganlarla kazanıldı. AB’li emekçiler gitti ama yerlerine Afgan, Suriyeli, Pakistanlı, Libyalı ve başka ülkelerden insanlar geldi. Sınır yönetimi zorlaştı, geri gönderme kapasitesi yetmedi, Manş’tan tekne geçişleri arttı. Aynı anda, Brexit’in ekonomik maliyeti yüz milyarlarca sterline ulaştı; yatırım ve verimlilik düştü, ücretler yerinde saydı. Kısaca, BREXIT iyi olacaktı ama rezil olduk. Çin atasözü ne diyordu: "Ne istediğine dikkat et, çünkü gerçek olabilir."

Bu bozuk düzenin yarattığı öfke, bugün Reform UK ve benzeri partileri büyütüyor. Ama gerçek şu: Reform UK de tıpkı diğerleri gibi kapitalizmin kurallarına uymak zorunda. Yabancı işçi ve yabancı sermaye olmadan bu ekonomi döndürülemez. Fark, seçmenin kendini daha “iyi hissetmesini” sağlayacak yeni bir renk geliyor. Eğer beş yıl içinde gerçek bir alternatif üretmezlerse, bugün sistemin dışı gibi görünen Reform UK de yarının eski partisi olacak; yerini başka bir dalga alacak.

Büyük bankların ve milyarderlerin Reform UK'ye verdiği destek gizli değil. Ulusalcı, gücünü halktan alan sosyalist partiler Avrupa'da neredeyse yok artık. Bu, CIA'nın uzun vadeli bir çalışmasının sonucu olarak elde edilen bir başarıdır. CIA gerektiğinde sanatçıları desteklediğini, aşırı sol, komünist partileri kurup desteklediğini inkâr etmiyor. Avrupa günümüzde genel olarak sağ ve aşırı sağ arasında bir seçim yapmak zorunda. Aşırı sağ partilerin tek programı, yabancıları ülkeden kovmak ve gelmek isteyenleri engellemek. Ekonomi konusunda bir bilgisi olmadığı için üst tabaka, bu tür aşırı sağ ama içi boş, programı olmayan partileri tercih ediyor.

Reform Partisi REFORM UK

CHP - Labour örneği

Türkiye'de sol dediğinizde akla CHP, İngiltere'de Labour Partisi akla gelir. Labour başa geldi. Ne oldu? Ne değişti? CHP geldiğinde ne değişecek? CHP'nin AB, ABD, NATO ve küresel sermaye konusunda çok farklı tutumları var mı? Küresel sermaye onay vermezse başa gelemeyeceklerini biliyorlar. Başa gelmek için merkez parti olmaya çalıştıkça sıradan bir sistem partisi olduklarını göremiyorlar. Halk da daha net konuşan partileri tercih ediyor. REFORM UK, Trump'tan ders almış; çok basit konuşuyorlar. Halk da bu sloganları anlıyor. Labour Partisi başkanı, Başbakan Keir Starmer, zenginlerden vergi alıp ülkeyi kurtaramazsın dedikten sonra, engelli vatandaşların aldığı yardımları kesti. Bir insan felçse, bir bakıcı evini ziyaret eder ve ilaçlarını ve yemeğini verir. Sen bu yardımı kestiğinde, o felçli kişi 1 hafta içinde ölür. Ülke ekonomisini kurtaracak bir programın yoksa ve saçma sapan politikalar yapıp seçimleri kaybedenler özeleştiri yapmak yerine Putin seçimlere müdahale ediyor diye saçma yorumlar yapıyorlar. CHP başkanı Özgür Özel'in de Labour Partisi'nden destek istemesi trajik bir durum.

Özgür Özel, BBC Röportajında İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı Eleştirdi:  "Bu Nasıl Dostluk?"

AKP Örneği

Türkiye’de AKP başa geldiğinde yasama, yürütme, yargı, polis ve orduya hükmedemiyordu. Sonra tek adam dönemine girdik. Günümüzde yaşanan sorunları biliyorsunuz. İngiltere’de böyle tek adam geleneği var: Kral Charles. Başbakanlar gelip gider; bazen 50 günde, bazen 5 senede, ama kimse kalıcı değil; işini yapamayanlar gider. Reform başa geldiğinde Hitler dönemi yaşama şansımız var, ama mal gibi olanları oturup izlersek mümkün. Fakirin daha da fakir olması öfkesini artırıyor. Fakir eğitimsizse, kendisini bu hale getiren şirketleri hedef almaktansa, basının yönlendirmesiyle komşusuna düşman oluyor. Kapitalizm için en ideal yöntem bu. Böl yönet. Kısaca, korkulacak bir durum yok; eğer birlik olup mücadele edersek, güzel günler bizim olabilir.

Bugün (ILR) süresiz oturum alma süresinin 5 yıldan 10, 15 ve 20 yıla uzatılma önerisi, aslında Reform UK’in yükselişinden korkan ama çözüm üretemeyen siyasi elitin —özellikle de Labour’ın— çaresizliğinin ürünü; göçmenin hayatını zorlaştırarak ülke kalkınmaz. Eski başbakan Rishi Sunak, “Kamu çalışanlarının maaşlarını vize harçları ve sağlık katkı payını artırarak ödüyoruz” demişti. Oysa Çin bir gecede tren istasyonu açıp bir ayda gökdelen dikerken, 15 yıldır HS2 gibi bir hızlı tren hattını bile bitiremeyen İngiltere’nin sorunu ne Afgan öğrencide ne de Hintli doktorda; sorun üretmek yerine dünyayı yönetme fantezisine takılıp, hangi orduyla, hangi teknolojiyle, hangi eğitimli kadroyla bunu yapacağını düşünmemesi. Göztepe futbol takımı da ben doğmadan önce Avrupa'da başarıları olan bir takımmış. Ama tarihle nereye kadar gidebilirsin? James Bond filmleri moral vermek için güzel, ama gerçek hayatta başka ülkeler eğitimli göçmen kapmak için yarışırken, İngiltere vizeyi ve ILR’yi zorlaştırarak kendi ayağına sıkıyor; göçmenleri hedefe koyarak bu ülke ne ekonomik çöküşten kurtulur, ne de küresel yarışta geri gidişi tersine çevirebilir.

Bizim gibi göçmenlerin yegâne görevi de bu gerçekleri İngiliz halkına anlatmaktır. Başka türlü aydınlanmaları mümkün değil maalesef.


Kaynaklar: NIESR, Oxford Economics, OBR, Migration Observatory (Oxford), Migration Advisory Committee (MAC), NHS Digital, Nuffield Trust, Japon Büyükelçiliği Londra, NBER, CEPR, Bloomberg Economics, EY Premier League Analysis, UK Government Gulf Investment Reports.

Resmî ve detaylı sonuçlar için:

FAYDALI YAZILAR:

İngiltere’de İş Bulma Rehberi 2026 Vize Sponsorlu 50 Büyük Firma

İngiltere’de Şirket Kurma Rehberi: 2026

Murat METİN

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

MeteMuratMetin I am an OISC-approved Immigration Advisor in the UK. We specialize solely in immigration into the UK. We cover Health and Care Worker visas, Business visas, Family Visas, Skilled Workers, Innovator Founder Route visas, Global Talent visas, visitors’ visas, Schengen Visas, Extensions and Settlement Applications.