GERÇEK Mİ ? YOKSA BEN Mİ ABARTTIM ; GASLİGHTİNG'İ FARKETMEK
Gaslighting , zamanla gerçeklik algınızı değiştirir . Gaslighting, bir kişiyi kendi algılarından, anılarından veya akıl sağlığından şüphe ettirecek şekilde psikolojik olarak manipüle etme biçimidir. Terim, 1944 yapımı Gaslight adlı filmden gelir. Filmde bir erkek, eşini deli olduğunu düşündürmek için evdeki gaz lambalarını kısar ama bunu yaptığını inkâr eder. Kadın da zamanla kendi algısına güvenmemeye başlar. Gerçekliği inkar etme , suçu tersine çevirme , izolasyon , küçümseme ve alay ortaya çıkar .
Bazen bir ilişki içinde, neyin doğru neyin yanlış olduğunu karıştırmaya başlarsın.
Bir cümle söylenir, sen üzülürsün, ama karşındaki “Ben öyle demedim” der.
Bir olay yaşanır, sen rahatsız olursun, oysa o “Sen çok hassassın” der.
Bir noktadan sonra kendine sorarsın: “Acaba gerçekten ben mi yanlış anlıyorum?”
İşte bu noktada, psikolojide gerçeklik sınaması dediğimiz mekanizma yavaş yavaş sarsılmaya başlar.Gerçeklik sınaması, kişinin yaşadığı olayı nesnel biçimde değerlendirme, duygularını ve algısını denetleyebilme kapasitesidir.Sağlıklı bir ilişkide bu kapasite güçlenir — çünkü karşındaki seni duyar, deneyimini geçersizleştirmez.Ama manipülatif ilişkilerde bu yeti yavaş yavaş bozulur.
Gerçeklik Sınaması ilişkilerde nasıl bozulur?
Başlangıçta küçük inkârlarla…
“Ben öyle demedim.”
“Sen yanlış hatırlıyorsun.”
“Bunu neden büyütüyorsun?”
Zamanla kişi kendi algısına güvenemez hale gelir.
Bir bakışın, bir sessizliğin, bir imanın altında hissettiği duygular “mantıksız” bulunur.
Oysa duygular, insanın içsel pusulasıdır; bize neyin iyi gelmediğini, nerede incindiğimizi gösterir.
Ama biri sürekli o pusulayı “bozuk” diyerek elinden alırsa, sonunda yönünü kaybedersin.
Kişi buna maruz kaldığını nasıl anlar?
Bu durumu yaşayan kişiler genellikle şu ortak cümleleri söyler:
-
“Artık ne hissedeceğimi bilmiyorum.”
-
“Kendimden emin değilim.”
-
“Sürekli özür diliyorum.”
-
“Bir şeyleri ispatlamak zorundaymışım gibi hissediyorum.”
Bir ilişkide sürekli kendini savunuyorsan, haklı olduğunu kanıtlamaya çalışıyorsan ya da karşındakinin duygularını önceliklendirmek için kendi hislerini bastırıyorsan, bu durum bir tür gerçeklik sınaması bozulmasıdır.
Farkındalık: Gerçekliğe geri dönmek
Gerçeklik sınaması bozulduğunda en önemli adım, kendi içsel tanıklığını yeniden kurmaktır.
Bir olay yaşandığında, kendine şu soruları sormak işe yarar:
-
“Ben bu anı nasıl yaşadım?”
-
“Bedenim ne söylüyor?”
-
“Bu his bana ne anlatıyor?”
Gerçekliği bulmak için karşındakinin onayına değil, kendi algının tutarlılığına dönmelisin.Çünkü manipülatif ilişkilerde kaybolan şey gerçek değil, kişinin kendine güvenidir.O güven yeniden kurulduğunda, ilişkiler de daha net görünür hale gelir:Kim seni dinliyor, kim seni susturuyor; kim seninle yan yana duruyor, kim seni küçültüyor…
Gerçeklik Sınamasının yeniden kurulması, bir tür “kendine dönme” sürecidir.
Ve bazen bir terapide, bazen bir dost sohbetinde, bazen de bir yazıda — bu satırlar gibi — ilk kez fark edilir:
“Benim hissettiklerim doğruymuş. Gerçekliğim geçerliymiş.”
KLİNİK PSİKOLOG
Asuman ÖZTÜRK AYDIN
@lovedultd.danismanlik
Tepkiniz Nedir?

