SURİYE: SATILIK DENİZ MAZARALI ÜLKE!
Suriye'de Yeni Harita Tartışmaları ve Bölgedeki Gelişmeler
Türkiye'de sokak pazarlarında satıcıların "Gel abla, baldan tatlı" diye bağırdığını duymuşsunuzdur. İngiltere'de ise pazarcılar, kamyonun arkasından düşen malları satmak için benzer bir yöntem kullanır. Hatta bir satıcının, "Kamyonun arkasından düşmedi, ben çıktım aldım" dediğini hatırlıyorum. Şimdi ise Suriye'deki durum, adeta bu kamyon metaforunu andırıyor.
Suriye'nin Yeni Haritası ve Golan Tepeleri
Hay'at Tahrir el-Şam İçişleri Bakanlığı, Suriye'nin yeni bir haritasını yayınladı. Bu haritada, 1967'den beri İsrail tarafından işgal edilen Golan Tepeleri yer almıyor. Ayrıca, Hatay'ın da haritadan silindiği görülüyor. Hatay'ın referandumla Suriye'ye katılacağı yönündeki spekülasyonlar artık geçerliliğini yitirmiş durumda. Atı alan Üsküdar'ı geçti, denilebilir.
Bu haritanın ortaya çıkması, Suriye'deki mevcut yönetimin anayasanın askıya alınması, Suriye Arap Ordusu'nun feshedilmesi ve hukukun askıya alınması gibi adımlar olmadan mümkün olamazdı.
Yeni Liderlik: Hukuk ve Anayasa Yok
Eva Karene Bartlett'in yorumlarına göre, Suriye adeta kanayan bir ülke haline geldi. Yeni terör liderliği, ne bir hukuka ne de bir anayasaya sahip. Ebu Muhammed el-Golani, bu liderliğin temsilcisi olarak görülüyor. Ancak, şu an batı ülkelerine, Türkiye'ye ve İsrail'in çıkarlarına hizmet eden bir figür olarak tanımlanıyor. Golani, Türk işgalinin bir temsilcisi olarak nitelendiriliyor ve maskeli askerleri, ülkenin işlerini yönetiyor. Sokaklarda kan akıyor, hırsızlık ve gasp olayları artıyor, yargıçlar ve çalışanlar görevden alınıyor, ve Suriye ordusu dağıtılmış durumda. Eva Karene Bartlett
Bizi Bekleyen Tehlike
Bir askeri operasyon başta başarılı olabilir ve sınırlarımızı büyütebiliriz. Ancak unutmayalım ki, İran'dan sonra bölünmesi planlanan ülke Türkiye. Şu an AB ve ABD, isteklerinin karşılıklarını alabiliyor. Göçmenlerin Türkiye'de tutulması, AB için çok önemli bir durum. Fakat Türkiye'de ekonomi sıkıntıda. Batı ülkeleri, Türkiye'den Suriye, Lübnan ve hatta Filistin'den daha fazla göçmen almasını isteyebilir. Karşılığında muazzam bir ekonomik destek sunulabilir.
Ancak en büyük tehlike, şu anki ya da gelecekteki hükümet Türkiye'nin çıkarları için daha bağımsız bir politika izlemek isterse, AB ve ABD, göçmenleri kullanarak bir kaos çıkarabilir ve bu durumda Türkiye, Suriye'den aldığından fazlasını kaybedebiliriz.
Sonuç
Suriye'deki durum, bölgedeki dengeleri alt üst edebilecek nitelikte. Türkiye'nin atacağı adımlar hem iç hem de dış politikada büyük etkiler yaratacak. Bu süreçte hem bölgesel hem de küresel aktörlerin hamlelerini dikkatle izlemek, manipülasyonlara kanmamak ve uzun vadeli düşünüp hareket etmemiz gerekiyor.
Tepkiniz Nedir?

