İngiltere Bizi Kıskanıyor: Russell Brand ve Gerçekleri Açıklamanın Bedeli
Russell Brand: Gerçekleri Açıklamanın Bedeli
Russell Brand, geçmişinde uyuşturucu bağımlılığı ve kaotik bir hayat yaşayan biriydi. Kaç kadınla ilişki yaşadığını kendisi de bilmiyordur. Nasılsa bir şekilde bu karanlık döngüyü kırdı, uyuşturucu kullanmayı bıraktı ve daha bilinçli bir yaşam sürmeye başladı.
Zaten ünlüydü fakat Covid dönemindeki skandalları, devletlerin gizli işlerini belgeleriyle ifşa etmeye başladıktan sonra daha çok takipçi kazandı. Youtube da ben dahil 6.8 milyon takipçisi var de diğer sosyal medya hesapları ve takipçilerin paylaşımlarıyla büyük ihtimal 10 milyondan fazla hitap ediyor. Milyarderlerin sahip olduğu, yüzlerce çalışanı olan köklü gazetelerden bile daha fazla etkisi var.
Ancak sistemin işleyişini tehdit eden herkes gibi, Brand da Covid hakkında dönen dolapları ifşa edince hedef haline geldi. İddialara göre ana akım medya, eski sevgililerine para karşılığı "tecavüz" iddialarını gündeme getirdi.
Karalama kampanyasına başka bir örnek: Kraliyet gelini Meghan hakkında on binlerce kötü haber çıktı. Kraliyet Meghan çok popüler olunca tedirgin oldu. Diana gibi aşırı popüler olmasını tehlikeli bulduğu için düğmeye basınca basın birden hep beraber saldırılara başladı. Bu arada Prens Andrew reşit olmayan bir kızla ilişkiye girdiği iddiasıyla mahkemeye çıktı. Hiç görmediğim dediği kadına birkaç milyon sterlin verdiler ve kadın sustu. Hadi suçsuzdu diyelim ama aynı zamanda çocuk pazarladığı için ceza almış ünlü Epstein’in Londra’daki evinde bile kalmış ama basın için tek hedef Megan oldu. Bu arada Kraliyetin sahip olduğu binlerce ev, malikane ve kaleler var. Para sorunu yok. Başka bir ev mi yoktu da Epstein’in evinde kaldın diye soran olmadı.
Benzer bir olayı Julian Assange yaşadı: Bir Amerikalı asker gizli serviste okuduğu belgelerin kopyasını çoğu zaman ayakkabısının içinde dışarı çıkarıp bu belgeleri basına sızdırdı. Bu belgeleri hiçbir gazete yayınlamak istemedi. Assange bu belgeleri WikiLeaks web sitesinde paylaştı. Devlet sırlarını ifşa ettiğinde, İsveç'teki bir eski sevgilisi "tecavüz" iddiasıyla ortaya çıktı. Sonradan "İstihbaratın baskısıyla uydurdum" dese de, Assange yıllarca hapis yattı.
Diğer bir örnek Kemal Kılıçdaroğlu gibi benzer politikalar izleyen eski Labour Parti lideri Jeremy Corbyn’in yaşadıkları. Ana akım medya seçimler öncesi Corbyn Rus ajanıymış diye haber yaptı. Kremlin önünde Rus şapkasıyla fotoğrafları BBC’de çıktı. Bu iddiayı yapan millet vekil sonradan ‘’uydurdum’’ dedi. Corbyn dönemin başbakanına neden böyle şeyler uydurdunuz, sen gençken erkeklik organını ölü bir domuzun ağzına koyup fotoğraf çekmişsin, inkâr da etmiyorsun. Ben bu konuda tek bir laf etmedim ama siz beni ajanmışım gibi karaladınız demişti. Konuşma parlamentoda geçti. Kayıtları mevcut. Başbakan sen çok popüler olduğun için bunları uydurmak zorunda kaldık kusura bakma dedi.
Türkiye’de insanlar basit bir paylaşım yüzünden tutuklanabiliyor. Batı’da "ifade özgürlüğü" olduğu iddia ediliyor ama sadece bir iddia. Okul aile birliği Whatsapp grubunda yorum yapan bir annenin evine 6 İngiliz Polisi gidip kadını tutukladılar. Soyulsanız ortalıkta polis yok ama bir anne için 6 polisin birlikte gitmesi de düşündürücü. Artık İngiltere’de sosyal medya hesaplarında paylaşım yapanlar Türkiye’deki gibi tutuklanabiliyor. Türkiye’de belirli bir kesimin sık kullandığı ‘’bizi kıskanıyorlar’’ yorumu ifade özgürlüğü konusunda bence doğru bir tespit.
Tepkiniz Nedir?

