ALIŞKANLIKLARIMIZ : KENDİMİZİ ŞEKİLLENDİREN GÜÇ

İnsan beyni yenilikleri sevse de, çoğu zaman konfor alanımızda kalmayı tercih ederiz. Ancak bu konfor alanı, uzun vadede gelişimimizi engelleyebilir. Küçük değişiklikler, aynı zamanda beynimizin esnekliğini artırır ve bize bir tür "zihinsel esneklik" kazandırır.

Mart 14, 2025 - 23:18
Mart 15, 2025 - 01:55
 0  77
ALIŞKANLIKLARIMIZ : KENDİMİZİ ŞEKİLLENDİREN GÜÇ

Günlük Rutinlerin Psikolojimize Görünmeyen Etkileri

Günlük hayatımız, adeta bilinçaltımıza atılmış bir dizi küçük kararın toplamıdır. Bu kararlar, bazen bir sabah kahvesinin nasıl içileceğinden, bazen de eve dönerken hangi yolu seçeceğimize kadar varır. Bu alışkanlıklar çoğu zaman öylesine yapıldığında, etkilerini fark etmeyiz. Ancak, her birinin ruh halimizi, düşünce yapımızı ve hatta kişisel mutluluğumuzu derinden etkileyebileceğini biliyor muydunuz?

        

Günlük hayatımızın çoğu, alışkanlıklar tarafından yönlendirilir. Sabahları nasıl uyandığımız, ne zaman kahve içtiğimiz, gün içinde ne tür düşüncelere yöneldiğimiz, evi hangi sıra ile temizlediğimiz, eşyaları yerleştirme şeklimiz, arkadaşlarımız ile konuşma sıklığımız vb bunların hepsi belirli bir düzene sahiptir. Bu rutinler, bir yandan hayatımıza kolaylık katarken, diğer yandan sürekli aynı yolda ilerlememize de neden olabilir. İnsan beyni yenilikleri sevse de, çoğu zaman konfor alanımızda kalmayı tercih ederiz. Ancak bu konfor alanı, uzun vadede gelişimimizi engelleyebilir. Gelişim için konfor alanından zaman zaman ayrılmak gerekir.

Küçük Değişikliklerin Büyük Etkisi

Bazen, küçük bir değişiklik yapmanın ruh halimizi tamamen değiştirebileceğini göz ardı ederiz. Mesela, günün herhangi bir saatinde yeni bir yemek tarifi denemek, beynimize yenilik hissi verir ve motivasyonumuzu artırır. Farklı bir şarkı dinlemek veya eve dönerken alışık olduğumuz yolu terk etmek, farklı tür bir kitap okumak, her gün yeni küçük bir bilgi edinmek, farklı sosyal aktiviteleri denemek, günlük tutmak zihinsel olarak uyarılmamızı sağlar. Bu tür küçük değişiklikler, aynı zamanda beynimizin esnekliğini artırır ve bize bir tür "zihinsel esneklik" kazandırır.

Yine de, birçok insan bu tür yenilikleri nadiren yapar ve sabahları aynı şekilde kalkmak, aynı kahveyi aynı bardakta içmek ve aynı rotayı izlemek gibi tekrarlayan rutinlerle yaşamaya devam eder. Yani konfor alanını terk edemez. İşte burada, bu küçük yeniliklerin psikolojik olarak sağladığı faydaları göz önünde bulundurduğumuzda, alışkanlıkların ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu daha iyi anlarız.

Görünmeyen Düşman: Monotonluk ve Tıkanmışlık

Ancak, farkında olmadan sürekli tekrar ettiğimiz bazı alışkanlıklar da zihinsel sağlığımıza zarar verebilir. Her sabah uyandığınızda telefona bakmak, sosyal medya akışında kaybolmak ya da gün boyunca hep aynı insanlarla aynı sohbetleri yapmak , evimizi ezberlediğimiz düzende tutmak,  başlangıçta masum gibi görünse de, zamanla psikolojik sağlığımızı olumsuz etkileyebilir.

Bilinçsizce sosyal medyada geçirilen saatler, beyin üzerinde yorgunluk yaratabilir. Sosyal medyada başkalarının hayatlarına sürekli göz atmak, karşılaştırma yapma eğilimimizi artırabilir ve bu da özgüvenimizi zedeleyebilir. Ayrıca, sürekli olarak aynı konularda sohbet etmek de zihinsel olarak "tuzaklara" düşmemize sebep olabilir; bu durum, tıkanmışlık hissine yol açabilir.

Bu yüzden, rutinlerinizin otopilotta olup olmadığını anlamak, kişisel sağlığınız ve mutluluğunuz için kritik önem taşır. Hep aynı döngüler içinde sıkışıp kalmak, kısa vadede fark edilmese de uzun vadede psikolojik tükenmişlik hissine neden olabilir. Peki, bunu nasıl aşabiliriz?

Rutinlerinizi Yenilemenin Yolları

Kendi hayatınızda minik değişiklikler yaparak rutininizi canlandırmak hiç de zor değil. İşte birkaç öneri:

  1. Farkındalık Egzersizleri Yapın: Sabahları birkaç dakikalık basit nefes egzersizleri yapmak, günün geri kalanını daha sakin ve odaklanmış geçirmenize yardımcı olabilir.
  2. Çevrenizi Değiştirin: Aynı odada çalışmak yerine, farklı bir alan seçmek ya da çalışma alanınızı yeniden düzenlemek, evin düzeninde küçük değişiklikler yapmak zihinsel tazelenme sağlayabilir.
  3. Yeni Bir Aktivite Deneyin: Hiç gitmediğiniz bir kafe, yürüyüşe çıkmak ya da yeni bir hobi edinmek, günlük rutininize yenilik katabilir. Beyniniz her zaman yeni şeylere açık ve farklı bir şey yapmak, motivasyon seviyenizi artırabilir.
  4. Günlük Tutun: Günün sonunda birkaç satır yazmak, düşüncelerinizi düzenlemenize yardımcı olabilir. Bu basit alışkanlık, duygusal zekanızı artırır ve rahatlamanızı sağlar.
  5. Küçük Hedefler Belirleyin: Günlük hedefler koymak, büyük bir amaca ulaşmaya yönelik küçük adımlar atmanızı sağlar. Her başardığınız küçük hedef, özgüveninizi artırır ve sizi daha mutlu eder.

Küçük Adımlar, Büyük Değişimlere Kapı Aralar

Günlük hayatınızda küçük ama etkili değişiklikler yapmak, beyninizin yeniliklere daha açık olmasına ve sizi daha esnek kılmasına yardımcı olabilir. Bu tür değişiklikler, ruh halinizi yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda stresle başa çıkma yeteneğinizi de geliştirir.

Unutmayın, hayatınızda büyük değişiklikler yapmadan önce küçük adımlar atarak fark yaratmak mümkündür. Belki de bugün, hiç okumadığınız bir kitaba göz atarak, farklı bir kahve deneyerek ya da sadece yeni bir yol seçerek rutininize yeni bir soluk katabilirsiniz. Bazen, en küçük adımlar bile hayatınızda büyük değişimlere yol açabilir.

 ''Rutinlerinizle hayatınızı yeniden inşa edebilirsiniz .''

Klinik Psikolog Asuman ÖZTÜRK AYDIN

https://lovedu.co.uk/blog

 

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Asuman ozturk aydin “Her insan, kendi içinde çözülmeyi bekleyen bir hikâyedir.” Bu yaklaşımla, klinik psikolog olarak 2006 yılından bu yana psikoterapi alanında aktif olarak çalışıyorum. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Yetişkin bireylerle yürüttüğüm bireysel terapi süreçlerinde; duygusal dayanıklılık, benlik gelişimi ve yaşam doyumu gibi alanlara odaklanıyorum. Özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle edindiğim deneyim ise çok yönlü bir terapötik bakış açısı geliştirmeme katkı sağladı. Psikolojik sağlamlık, içgörü ve dönüşüm süreçlerini bilimsel temellere dayalı, etik ilkelere bağlı ve bütüncül bir yaklaşımla desteklemeye devam ediyorum.