HATA YAPAN İNSANLAR KULÜBÜNE HOŞGELDİNİZ
Hata Yapan İnsanlar Kulübüne Hoş Geldiniz Burada mükemmellik yok. İnsanlık, merhamet ve gelişim var.
Hepimiz hayatımızın bir yerinde, “Keşke böyle yapmasaydım” dediğimiz o anla karşılaşırız. Belki yanlış bir karar, belki bir söz, belki de sadece bir anlık öfkenin yön verdiği bir davranış… Hatalar, insan olmanın doğasında var ama çoğu zaman onları sadece utançla, pişmanlıkla ya da bastırılması gereken bir şey olarak ele alıyoruz. Oysa ben diyorum ki: Hatalar, büyümenin saklı rotalarıdır.
Üniversitede bir profesörü olsaydım, sınıfa girer girmez şunu yazardım tahtaya:
"Hata yapmadan öğrenme olmaz. Hatalar, gelişimin görünmeyen müfredatıdır."
Peki, hatalara takılmadan nasıl ilerleriz? İşte size birkaç samimi öneri:
1. Hataları veri gibi gör, yargı gibi değil.
Bir hata yaptığında kendine şunu sormayı dene: “Bu bana ne anlatmak istiyor?” Çünkü hata, başarısızlık değil; senin gelişim yolculuğuna dair bir işarettir.
2. İç sesini eğit.
Zihninde yankılanan o cümleler çok önemli. “Ben hep böyleyim” yerine, “Bu sefer böyle oldu ama bir dahaki sefere farklı yapabilirim” demeyi öğren. İç konuşman, zihninin rotasını belirler.
3. ‘Henüz’ kelimesinin sihrini unutma.
“Yapamıyorum” demek bir noktayı kapatır. Ama “Henüz yapamıyorum” dersen, zihninde bir kapı açık kalır. Gelişim de o açıklıktan içeri girer.
4. Küçük adımları küçümseme.
Gelişim çoğu zaman sessizdir. Büyük değişimlerin arkasında, her gün atılan küçük adımlar vardır. Bir alışkanlığı sürdürmek, bir davranışı fark etmek, bir duyguya ismini koymak… Bunlar küçük görünüp büyük kapılar açar.
5. Kendine hata yapma izni ver.
Mükemmel olma çabası, aslında ilerlemeyi durdurur. İnsan olmanın doğasında hata yapmak var. Kendine hata yapma hakkı tanıdığında, daha özgür ve daha yaratıcı düşünmeye başlarsın.
6. Kıyaslamak seni yavaşlatır.
Başkalarının gelişim çizgisine bakmak yerine, kendi iç sesine ve ritmine odaklan. “Ben dünden bugüne ne öğrendim?” sorusu en adil ve en işlevsel kıyas yöntemidir.
7. Duygularla kavga etme, onları dinle.
Hata yaptığında gelen utanç, suçluluk ya da öfke... Bu duygularla savaşmak yerine onları bir davet gibi düşün. Ne anlatmak istiyorlar? Duygularınla dost oldukça, kendinle daha barışık ilerlersin.
8. Yardım istemek gelişimin anahtarıdır.
Bazen içinden çıkamadığın döngüleri bir dost, bir terapist ya da sadece seni yargılamadan dinleyen biriyle paylaşmak seni görünenden çok daha ileri taşır.
Sonuç olarak, hatasız ilerleme diye bir şey yok. Ama hatalarından öğrenerek ilerleme mümkün hem de en güçlü haliyle.
Sen bugüne kadar hangi hatanı veri gibi okuyabildin?
Belki de bu yazı, o hatayı dönüştürme cesaretine bir davettir.
Şunu bilmeni isterim:
Bu satırları bir terapist olarak değil sadece "insan olma" deneyiminden geçmiş biri olarak da yazıyorum. Seans odalarında yıllardır tanık olduğum bir gerçek var: En çok yara aldığımız yerlerden, en güçlü yanlarımız filizlenebiliyor. Ama bu, hatayı bastırarak değil; ona şefkatle yaklaşarak mümkün.
Kendine daha az yüklenmeyi, daha çok anlamayı öğrenmek mümkün.
Yeter ki o iç sesi biraz yumuşatmayı deneyelim.
Unutma, hata yapman senin kim olduğunu tanımlamaz.
Ama onunla ne yaptığın, kim olmayı seçtiğini gösterir.
Klinik Psikolog
Asuman ÖZTÜRK AYDIN
Tepkiniz Nedir?

