ELİMİZDEKİLERİ KAYBETME KORKUSUYLA NELERİ KAÇIRIYORUZ ?
Sırf kaybetmemek için tuttuğun şey, senin hayatında nelere mal oluyor ? Kaybı değil, hayatı kaçırmaktan kork.
Birçoğumuz kararlarımızı verirken “mantıklı” davrandığımızı sanırız. Oysa psikoloji bize çok farklı bir şey söylüyor:
İnsanlar kazanmaktan çok, kaybetmekten korkarak hareket eder.
Bu duruma psikolojide kayıp kaçınma diyoruz. 1979 yılında Daniel Kahneman ve Amos Tversky tarafından geliştirilen Beklenti Teorisi’ne göre, insanlar aynı miktardaki bir kaybı, kazanca kıyasla neredeyse iki kat daha güçlü hissederler. Yani 100 TL kaybetmek, 100 TL kazanmaktan çok daha ağır gelir.
Bu yüzden çoğu insan, “daha iyi” bir hayat ihtimali varken, “mevcut olanı” kaybetmemek için yerinde sayar.
Bir Hikâye: O İşten Ayrılamadım Çünkü...
Geçtiğimiz yıl bir danışanım şöyle dedi:
“Aynı işte 12 yıldır çalışıyorum. Hiç mutlu değilim ama başka bir yere geçmeye de elim gitmiyor. Çünkü bu kadar yıl boşa gitmiş olacak.”
Ona sadece şu soruyu sordum:
“O yıllar gerçekten sana mı ait, yoksa sadece zaman mı geçti?”
İkimiz de sustuk. Çünkü bazen en büyük kayıp, zaten içinde bulunduğumuzdur. Ve bunu fark etmek, gerçek anlamda yüzleşmeyi gerektirir.
Kayıp Kaçınma Hayatımıza Nasıl Sızar?
-
İstemediğimiz ilişkilerde kalırız çünkü “onca şey boşa gitmesin” isteriz.
-
Sevmediğimiz işleri sürdürürüz çünkü “zaten yıllardır buradayım” deriz.
-
Taşınmak, yeniden başlamak, yol değiştirmek fikrinden kaçınırız çünkü alıştıklarımızı kaybetmek, bilinmeze gitmekten daha korkutucudur.
Oysa bunların hiçbirinde asıl kaygı geride bıraktıklarımız değil. Asıl mesele, onları bırakınca kim olacağımızı bilememek.
Araştırma Ne Diyor?
Kahneman ve Tversky’nin bulgularına göre insanlar, kesin kazanç karşısında riskten kaçar, ama kesin kayıp karşısında riske atılırlar.
Psikolog Richard Thaler da, insanların çoğunun “bir şey kazanma ihtimali” yerine, “eldeki zararı kurtarma şansı” peşinde olduğunu gösteren deneyler yapmıştır.
Yani aslında çoğumuz kazanmak için değil, kaybetmemek için yaşıyoruz.
Fark Etmeden Neleri Kaybediyoruz?
Bazen "elimden gitmesin" diye tuttuğumuz şey, aslında en büyük yükümüz olabilir.
Ve çoğu zaman kaybetmekten korktuğumuz şeyler çoktan bizi içten içe tüketmeye başlamıştır.
Belki de artık kayıptan değil, hissedememekten korkmalıyız.
Ve belki de bu düşünceler, bir uzmanla konuşulduğunda, gerçek bir dönüşümün ilk adımı olabilir.
![]()
Kendinize Sorun:
-
Hangi ilişkide, işte ya da alışkanlıkta sırf “boşa gitmesin” diye kalıyorum?
-
Gerçekten beni tutan nedir: Seçimim mi, korkum mu?
-
Bıraksam, neyi kaybedeceğim sanıyorum? Peki, neyi kazanabilirim?
Mini Egzersiz: "Tutunduğun ve Tükendiğin"
Bugün 10 dakikanızı ayırın ve iki başlık atın:
-
Sırf kaybetmemek için sürdürdüğüm şeyler:
-
Onları sürdürmenin bana bedeli:
Sonra şu cümleyi tamamlayın:
“Bunu elimde tutuyorum çünkü… ama bu bana mal oluyor…”
Bu cümleyle yüzleşmek kolay değil, ama çoğu zaman terapinin ilk adımı da bu farkındalıkla başlar.
Unutma:
Her bırakış kayıp değildir.
Bazı bırakışlar kendine geri dönüştür.
Klinik Psikolog
Asuman ÖZTÜRK AYDIN
Tepkiniz Nedir?

